daha + sıfat + -DAn · en + sıfat · ...kadar
| Türkçe | Ses |
|---|---|
| Bu yol o yoldan daha kısa. | |
| Zeynep Murat'tan daha çalışkan. | |
| Bu restoran şehirdeki en iyi restoran. | |
| Bugün dünden daha soğuk. | |
| Asel en hızlı öğrenen öğrenci. | |
| Bu çanta o çanta kadar pahalı. | |
| Metro otobüsten daha hızlı. | |
| Bu sınav en zor sınavdı. | |
| Türkçe Rusçadan daha kolay. | |
| Bugün hayatımın en güzel günü. |
Asel hem İstanbul'u hem Ankara'yı gördü. İstanbul Ankara'dan çok daha büyük ve kalabalık. Ama Ankara İstanbul'dan daha sakin. Asel'e göre Ankara'nın trafiği İstanbul'un trafiğinden daha az yoğun.
Bununla birlikte İstanbul'un denizi ve tarihi yerleri Ankara'dan çok daha güzel. Asel en çok İstanbul'un eski semtlerini sevdi. Ona göre Boğaz manzarası Türkiye'nin en güzel manzarasıdır. Ankara ise en planlı ve düzenli şehir.
Asel dil kursundaki en çalışkan öğrenci. Her gün en az iki saat çalışıyor. Diğer öğrencilerden daha erken geliyor, daha geç gidiyor. Öğretmeni "Asel sınıfın en hızlı gelişen öğrencisi" diyor.
Ama Asel hiç kibirli değil. Arkadaşlarına yardım ediyor. Ondan daha az çalışan arkadaşlarına "Bu ek alıştırmaları yaparsan daha hızlı ilerlersen" diyor. En zor konuyu bile en sabırlı öğrenci o.